CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan gündem olacak öz eleştiri: Bir ara başörtüsü sorununu Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline getirdik

CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan gündem olacak öz eleştiri: Bir ara başörtüsü sorununu Türkiye'nin bir numaralı sorunu haline getirdik

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Açık Fikirli İl Başkanlığınca düzenlenen “Aza Katılım Programı”nda konuştu. Törende bin 211 birey CHP’ye aza oldu.

ÖZ ELEŞTİRİ YAPTI

Etkinlikte üstelik konuşma gerçekleştiren Kemal Kılıçdaroğlu “İnsanların hataları ve kusurları olur. Bazen kurumların da eksiklikleri olabilir. Bizim de CHP olarak geçmişte hatalarımız oldu, eksikliklerimiz oldu. Bugün de olabilir, bütün mesele hatalardan ders çıkarmaktır. Onları yapmadığımız taktirde sorunları çözeriz. Biz ara sıra Ankara’da oturduk, güzel nutuklar attık ‘bize niye oy çıkmıyor’ diye sorduk. Sen gidip vatandaşın sofrasına oturdun mu? Çayını, kahvesini içip dertlerini dinledin mi? Dertlerine çözümlerini anlattın mı? Anlatmadın. O vakit niye iktidar olamıyoruz diye kendi kendimize düşündük. Çağırmak ama ziyaret etmek, oturmak, konuşmak, tasa dinlemek lazım.” dedi.

“BAŞÖRTÜSÜ SORUNUNU ÜLKENİN BİR NUMARALI GÜNDEMİ YAPTIK”

Başörtüsü konusuna da değinen CHP lideri, şunları söyledi: “Biz bir arada başörtüsü sorununu Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline getirdik. Sana ne kardeşim kadının giyim kuşamından. Ona bizim sadece saygı duymamız gerekli. O kadının işi var mı, evinde refah var mı, evladı çalışıyor mu? Başlıca onlarla ilgilenmemiz lazım. Adımız millet partisi hakiki anlamda halkın partisi olmak için çalışıyoruz. Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden halkın partisi almak için, halkın her katmanına gidiyoruz, her katmanıyla konuşuyoruz. Belirlenmiş olun Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Bütün mesele ahlaklı yönetimde. Her kuruşun hesabını veren idare. Paramız, gayretli insanlarımız, bereketli topraklarımız var. Çiftçilerimiz perişan vaziyette.”

“CUMHURİYET INSANLAR PARTİSİ’NE ÜYE OLMAK ŞIDDET BİR GÖREVDİR”

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:

“Partimize yeni katılan kardeşlerim, ‘bize katılın’ çağrısı üstüne geldiklerini ifade ettiler. Hepiniz Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu görüyorsunuz ve biliyorsunuz. Ben de biliyorum. Her birimizin tek tek sorumluluğu var. Benim sorumluluğum azıcık daha pozitif. Çünkü ben bir siyasi partinin Genel Başkanıyım ve Türkiye’nin sorunlarını çözmeye de talibim, bütün genel başkanların talip olduğu gibi.

Bir özelliğimiz var. Cumhuriyet Millet Partisi’ne abone olmak baski bir görevdir. Şiddet bir tahsis üstleniyorsunuz. Kul hakkı yememek gibi… Cumhuriyet Insanlar Partili elde etmek demek kul hakkı yememek, adalet, hukuk, herkesin hakkını ve hukukunu müdafaa etmek demektir. CHP’li almak çağırmak yalnızca CHP’li mağdurların hakkına sahip meydana çıkan değil, kim mağdur olursa olsun herkesin hakkını ve hukukunu savunan parti ve kişi demektir. Dolayısıyla Cumhuriyet Irk Partili edinmek kolay değildir. Cumhuriyet Irk Partili olmak aramak herkesin kimliğine saygı duymak demektir. Çünkü kimse kendi kimliğini seçme hakkına sahip değildir, annemizi ve babamızı seçme hakkımız yoktur. Cumhuriyet Halk Müziği Partili almak çağrıda bulunmak herkesin inancına saygılı edinmek demektir. Herkesin inancına saygılı olacağız. Din ve vicdan özgürlüğünün esas nedeni budur. Herkesin inancı bizim başımızın üzerine. Cumhuriyet Halk Partili almak çağrıda bulunmak herkesin yaşam tarzına saygı göstermek demektir. ve Cumhuriyet Halk Müziği Partili olmak demek; nasıl belediye başkanlarımız harcadıkları her kuruşun hesabını millete veriyorlarsa bizlerde iktidar olduğumuzda 85 milyon insanın ödediği verginin hesabını millete devretmek demektir. Cumhuriyet Millet Partili almak çağrıda bulunmak bununla beraber adaleti yeniden müdafaa etmek demektir.

“BU ÜLKEDE HİÇBİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK”

Çünkü devletin dini adalettir. Kainat hak üzerine yapı edilmiştir. Adaleti sağlamazsanız devleti ayakta tutamazsınız. Adaleti sağlamazsanız toplumun birliğini ve dirliğini sağlayamazsınız. Adaleti ayağa kaldıramazsanız toplumda çürüme başlar. Cumhuriyet Insanlar Partili edinmek seslenmek devleti kurumsal olarak ayakta tutan bürokraside liyakati sağlamaktır. Yani işi ehline devretmek demektir. İşi ehline vermezseniz devlette kanunsuzluk başlar, devlette bozulma başlar. Cumhuriyet Halk Partili olmak çağrıda bulunmak; saygın bir devletin felsefesine, insan haklarına, herkese saygı duymak demektir. Cumhuriyet Millet Partili elde etmek çağırmak sadece insan hakları için yok, bizim dışımızdaki bütün canlıların da hakkını ve hukukunu da korumak demektir. Arının da kurdun da kuşun da hakkı vardır. Kainat hak üstüne yapı edilmişse bütün bu adaleti temin etmek zorundayız. Cumhuriyet Halk Müziği Partili almak çağrıda bulunmak, aynı zamanda hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşa etmek rüyası bakmak demektir. Bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek.

“BİZ ALTI LİDER BİR ARAYA GELEREK TÜRKİYE’NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Bu ülkenin doğusu, batısı, ortası, kuzeyi, güneyi neresi olursa olsun; bu ülkede yaşayan herkesin huzur içinde yaşamasını isteriz. Bize oy verir veya vermez, hiç önemi değil. Ona hizmet götürmek bizim esas görevimizdir. Belediye başkanlarımız burada. Büyükşehir Belediye Başkanımız da burada. Onlara yedi madde vermişim. Maddelerden biri şu; seçildiğinizde, önce yoksul mahallelerden başlayarak halka hizmet götüreceksiniz. Bize oy verir ya da vermez önemli değil ama o mahallelere hizmet götüreceksiniz. çokça anaokulu açacaksınız diyorum. Anne evladını getirecek, güven içinde evladını kreşe verecek. Çocuk orada sosyalleşecek. Arkadaşlarıyla birlikte şarkı söylemeyi, türkü söylemeyi, oyun oynamayı, uyumayı bilecek. Anne akşam evladını rahatlık içinde alacak ve evine götürecek. Yeri geldiğinde kadın, ‘evladımı güven içinde bir yere bırakıyorum dolayısıyla ben de çalışabilirim’ diyecek. Türkiye’de fazla sorun var farkındayım. Sorunların ne olduğunu da hepimiz biliyoruz. Biz altı lider bir araya gelerek Türkiye’nin kaderini başkalaştırmak istiyoruz. Bir yüz yılı devirdik. 1923’te Cumhuriyetimizi duyuru ettik 2023’e gidiyoruz. 2023’e sırası gelmişken Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak istiyoruz. Herkesin inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı bildiren itibarlı, saygıdeğer bir ülkeyi, demokrasisi gelişmiş bir ülkeyi yapı etmek istiyoruz. Bu amaçlarla yola çıktık, bu amaçları gerçekleştireceğiz. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu koşul bir parti olayı olmaktan çoktan çıkmıştır. Sorun bir Türkiye sorunudur. Biz Türkiye’yi ayağa kaldırmak zorundayız.

“KİM SINAVI KAZANMIŞSA ATAMASI YAPILACAK, MÜLAKAT KALDIRILACAK”

Gençlerimiz işsiz biliyorum. Torpil gerçekleştirmek, birisinin hakkını yemek, kul hakkı yemek yemek demektir. Kul hakkı yemek en ağır günahtır. Ulu yaradan ‘bana her türlü suçla gelirsin ama kul hakkıyla karşıma çıkma’ der. Sınava girip yazılıda kazanıp, sözlüde torpille birisi eleniyorsa onun hakkı hukuku yeniyor demektir. Benim bu millete sözüm var. KPSS olacak, kim sınavı kazanmışsa ataması yapılacak, görüşme kaldırılacak. Devlette liyakat önemlidir. Üniversitede ekonomi bölümünü bitirdin gel şu tıp fakültesinde ameliyatı yap, yapamam. Ameliyatı tıp fakültesinden mezun olan yapabilir onun da ameliyatı yapabilmesi için cerrah olması gerekir. Ekonomi, tıp, sosyoloji, mühendislikler her birisi farklı bir bölge. Dolayısıyla bir işi ehline teslim etmek yalnızca demokrasinin, insanlığın gereği yok aynı zamanda inancımızın da bir gereğidir. Bugün Merkez Bankası’na bir arkeoloğu getirirseniz, arkeoloğun Merkez Bankası’nda ne işi var. Bir güreşçiyi bankanın yönetim kuruluna atarsanız, güreşçi başımın üzerine mesleği o ama onun banka yönetiminde ne işi var. Banka yönetimine o işi bilen birisini getireceksiniz. Getirmediğiniz süre yolsuzluk, hırsızlık oluyor. Kanunsuzluk sizin ödediğiniz vergilerin birileri göre çalınması demektir. Kanunsuzluk yapanların burunlarından fitil fitil getireceğim.

“EVLATLARINIZI, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNEREK OY KULLANIN”

Minibüsçülerle, otobüsçülerle, şoförlerle bir araya geldik. Mazota yapılan yüzde 350’lik zamdan şikayet ediyorlar. Bütün bunların hepsini çözmek mümkün, sandık günü gelecek sandığa gideceksiniz. Sizden yalnızca bir şey istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyup oy kullanın. Evlatlarınızı, Türkiye’nin geleceğini düşünerek oy kullanın. İlla gelin bizim partiye oy verin, hayır. İlla elinizi vicdanınıza koyun. Bizim partimize oy vereceksiniz niçin verdiğinizi gayet iyi bilmeniz gerekiyor. Bu ülkenin geleceği, huzuru için. Evlerde bereket olması gerekli, mutfaklarda huzur olması lazım, bunun için size sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyup oyunuzu kullanın diyorum. O zaman Türkiye’yi her yerde inşa edebiliriz, Türkiye’yi büyütebiliriz.

“ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMİN KADERİNİ GENÇLER BELİRLEYECEK”

Çiftlik Sahibi nasıl zarar eder? Çiftçi nasıl batar? Hollanda toprak büyüklüğü olarak Konya’dan minik bir devlet. Hollanda’nın yıllık tarım ürünü ihracatı 180 milyar doların üstünde. Bizim onun yarısı bile yok. Hata, kabahat kimde? Çiftçide mi? Hayır. Yönetenlerde suç. Havza bazlı tasarlama yapsanız, her çiftçinin neyi ekeceği, her üreteceğinin neyi besleneceği planlansa herkes üretse ve cümbür cemaat kazansa, zarar etmese. Biz sadece kendi ülkemizi yok tüm Orta Doğu’yu besleriz. Bir dönem öyleydi, şimdi o kadar yok. Geriden gidiyoruz ve büyük sorunlarımız var. Çözeceğiz endişe etmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Önümüzdeki seçimin kaderini gençler belirleyecek. 7 buçuk milyon genç ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. 7 buçuk milyon genç Türkiye’nin kaderini belirleyecek. Demokrasiyi yapı edecek buna içten inanıyorum. 7 buçuk milyon genç dünya siyaset tarihine önemli bir miras bırakacak. Bir otoriter yönetimi demokratik yöntemlerle sonlandırma gibi bir görevi ifa edecek. Sandığa gidecek bir otoriter yönetimi, kullandığı oylarla, demokratik yollarla sonlandıracak. Hep beraber sarayda oturanı Allah’ın izniyle emekli edeceğiz.

“DOSTLARINIZLA BERABER GELİN BİZE KATILIN”

Yargı, yargı, hukuk, eşitlik istiyorsanız, herkesin kimliğine, inancına, yaşam tarzına hürmet duyulmasını istiyorsanız, politikacıların harcadıkları her kuruşun hesabını millete vermesini istiyorsanız dostlarınızla beraber gelin bize katılın. Biz Türkiye’yi her yerde inşa edeceğiz. Güzel bir Türkiye’yi kuracağız, huzurlu bir Türkiye’yi kuracağız, beraber birlikte yapacağız. Harcanan her kuruşun hesabının millete verildiği hoş bir Türkiye’yi yapı edeceğiz. ‘Diktatör’ sözünü ilk kez Aydın’da bir mitingde kullanmıştım. Kullandığım vakit yadırganmıştı bugün o ifadenin ne değin dürüst olduğunu artık dünyada biliyor. Biz politikacılar evvelden belirlenmiş olayları bakmak, değer biçmek ve önlem almak zorundayız. Bugün Türkiye’nin geldiği koşul iç açıcı değil fakat düzelteceğiz. Kadınlarda fazla mutlu değiller. Kadınlarda bu iktidara gerekli dersi verecekler. Evlerde kolaylık değil bunu biliyorum.”

sizlere ebayturkiye.com farkıyla sunulmuştur



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.