Perihan Savaş’tan mülteci değerlendirmesi: Bu Arapça yazılar hiç hoşuma gitmiyor

Perihan Savaş'tan mülteci değerlendirmesi: Bu Arapça yazılar hiç hoşuma gitmiyor

EDDA SÖNMEZ

Yeşilçam’ın sanatçı oyuncularından Perihan Savaş, “Şimdiki gençler fazla şanslı. Karavanları, kuaförleri, makyözleri var, kıyafetler özel olarak geliyor. Biz kendi kıyafetlerimizi kendimiz götürürdük, saçımızı, makyajımızı kendimiz yapardık. Birisinden rica edip onun evinde, sokakta veya minibüsün içerisinde üstümüzü değiştirirdik. Karavanlarımız yoktu. Ama bütün bunlara karşın biz işimizi çok seviyorduk, fazla saygı duyuyorduk” dedi.

Türk sinemasının sanatçı oyuncusu Perihan Savaş ile Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Eşref Kolçak anısına önceki hafta düzenlenen Gemlik Film Festivali’nde buluştuk. Gemlik Film Festivali’nde “Sinemaya Emek Ödülü”nün de sahibi olan Savaş ile hem yeni dizisini keza de kendi dünyasını konuştuk.

Şimdiki oyuncuları, alıştırma koşulları bakımından fazla uğurlu bulan usta oyuncu, şunları söyledi:

“BU FESTİVALLER ÇOĞALSIN VE UZUN UZUN SÜRSÜN: Festivalin ilk olması, natürel oysa çok heyecanlandırıcı, çok da hoş. Devamını istiyorum ben. Yani bu festivallerin çoğalması ve hepimizin de bu festivallere takviye olması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda da burada olduğum için fazla mutluyum. Bu festivallerin devamı gelsin.

EŞREF KOLÇAK ÖĞRETEN, BELIRTEN, SAHİP ÇIKAN BİR AĞABEYİMİZDİ: Eşref abi dünyanın en tatlı, en hoş, en naif, en kibar, en iyi oyunculardan birisiydi Yeşilçam’da. Hiçbir vakit unutulmadı. Unutulmayacak da yaptığı işlerle zaten. Onun anısına olması da fazla güzel ve gerçekte insanı duygulandırıyor. Çünkü buralıydı, Gemlikliydi. Gemlik’i fazla seviyordu, buradan hiç ayrılmadı son gününe değin. Biz altında-yukarı 4-5 filmde birlikte çalıştık. Bir baba gibi, bir ağabey gibiydi. Öğreten, bildiren, sahip meydana çıkan bir ağabeyimizdi. Allah gani, gani rahmet eylesin. Yattığı yerde huzurla uyusun. Bu da natürel fazla özelleştiriyor bu festivali.

FAZLA GÜZEL GİDİYOR DİZİMİZ, İNSANLAR ÇOK SEVDİLER: DERHAL yaptığım bir tek İyilik dizisi var. O proje devam ediyor. bundan başka Gain’de bir projede oynadım misafir oyuncu olarak. Duygu Asena’nın hikayesinde. O da fazla güzel, fazla da keyifli gidiyor. Sanıyorum ancak ikinci sezon da çekilecek inşallah. Başka onun haricen değil zaten bitmiş oluyor. Çünkü İyilik dizisi doğrusu fazla yoğun bir tempo gerektiriyor. O yoğun tempo içerisinde başka bir meslek olması muhtemel olmuyor. Fazla hoş gidiyor dizimiz, halk müziği çok sevdiler. İkinci sezonda da artık inşallah görüşeceğiz eylülde veya ekim ama eylül galiba eylül inşallah.

ÜNİVERSİTEYİ BİTİREN GENÇLER İŞ BULAMIYORLAR: Türkiye bu aralar hoşuma gitmiyor. Çok, fazla rahatsız. bir defa hesaplı zorluklar, pahalılık, insanların geçinememesi, insanların fazla şiddet şartlar aşağıda birkaç işte ansızın çalışmaya çalışması… O da olası olmuyor. Gençlerin durumları, üniversiteyi bitiren gençler iş bulamıyorlar. Hepsi sokaktalar, hepsi bir meslek arıyor.

ÇOK YABANCI VAR. BU ARAPÇA YAZILAR HİÇ HOŞUMA GİTMİYOR: (Göçmen meselesi) Yani bunlar natürel fakat hiç hoşuma gitmiyor. Fazla yabancılaşmaya başladık artık. İçimizde çok yabancılar olmaya başladı. Bu Arapça yazılar hiç hoşuma gitmiyor. Burası Türkiye biz Türk’üz. Bunlar hoşuma gitmiyor yani gitmeyen bir sürü şey var.

BİZ 5 GÜNDE BİR SİNEMA FİLMİ ÇEKİYORUZ. DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 120 DAKİKA BİR DİZİ YOK: Bir tek seyirci sahip çıkıyor. Bu dek senedir de her zaman seyirci sahip çıktı ve biz onlar için buradayız, onlar da bizim için buradalar. Onlar sayesinde biz varız. Gerçekte çok seviyorlar, çok izliyorlar, olası olduğu dek sahip çıkıyorlar lakin öteki türlü baktığınız zaman hala örneğin telif haklarımız yok, sinema kanunu yok. Televizyon dizilerindeki süreler fazla uzun, alıştırma şartları fazla ağır. Dünyanın hiçbir yerinde 120 dakika bir dizi yok. Oysa film var, sinema filmi var. Biz 5 günde bir sinema filmi çekiyoruz. Düşünün artık o şartları. 40-45 dakika olması gereken diziler maalesef ki fazla uzun oluyorlar yani böyle.

SOKAKTA VEYA MİNİBÜSÜN İÇERİSİNDE ÜSTÜMÜZÜ DEĞİŞTİRİRDİK KARAVANLARIMIZ YOKTU: Geçmişte yaptığımız işler için yoksulluk içinde var etmek diyelim. Sevgiyle, fedâkarca, saygıyla yapılan işlerdi onlar. Biz şimdiki gibi imkanlara sahip değildik. Şimdiki gençler çok şanslı. İşte karavanları var, kuaförleri var, makyözleri var, kıyafetler özel olarak geliyor. Biz kendi kıyafetlerimizi kendimiz götürürdük, saçımızı, makyajımızı kendimiz yapardık. ara sıra birisinden rica edip onun evinde üstümüzü değiştirirdik, zaman zaman da sokakta ya da minibüsün içerisinde üstümüzü değiştirirdik. Karavanlarımız yoktu. Fakat tüm bunlara rağmen biz işimizi fazla seviyorduk, çok hürmet duyuyorduk. O anlamda kendimce o sevgi, o özveri o filmlere yansıdığı için çok seviliyor.

HOŞ FAKAT ÇALIŞAN İÇİN GÜZEL BENCE: (Güzel kız, adaleli oyuncu tercihleri) Olsun tabii hoş. Hoş fakat çalışan için hoş kendimce. Evet, hoş kız, güzel erkek, kaslılar, çok güzel kızlar da var örneğin fakat işte eğer çalışıyorlarsa emek veriyorlarsa araştırıyorlarsa rollerini yapıyorlarsa ancak birçok bunu yapıyor zaten o anlamda fazla hoş bence niye olmasın.”

sizlere ebayturkiye.com farkıyla sunulmuştur



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.